SATRANÇ
Stefan ZWEİG

Tutkular bizi esir alınca tüm yakınlarımız üzülmeye
başlarlar bizim için… Bizi kaybedilmiş kişiler olarak
görürler. Kaybedilmiş çünkü yanıbaşımızda olsalar
bile bize ulaşamazlar. Ne de olsa biz artık tutkularımız
için yaşıyoruzdur, tıpkı eroinden kurtulmaya çalışmak
gibi yıllarca bu tutkudan uzak kalmayı başarsak da
bir gün yine karşımıza çıkıverse, hemencecik buluveririz
kendimizce geçerli bir neden tutkunun boyunduruğu
altına yeniden girmek için…
Satranç adlı kısa romanda Stefan Zweig her zamanki
ilginç üslubuyla tutkularımızı ve onlardan kurtulduğumuzu
sansak bile bir gün yeniden karşımıza çıktıklarında
nasıl da pes edeceğimizi satranç sayesinde delirmekten
kurtulan ancak daha sonra satranca aşırı bağımlı hale
gelmesi nedeniyle delirmenin eşiğine gelen kahramanı
hikaye ederek anlatmış; gerilimi, kahramanların ruhsal
gelgitlerini de anlatımına katarak sürükleyici ve
kısa; ama yoğun bir romanla çıkmış karşımıza…
Yazan: Nur Bilginoğlu
|