NOKTA
''Başlamadan önce bir daha düşünün!'' .ilk defa gözlerimi
bu kadar çok yorduğum için üzülüyorum...içimde hiç bir anlamı
olmadan boşu boşuna konuşuyor muşum gibi bir his var..üstüne
üstlük nispet yapar gibi kitabın başında böyle bir sözle
başladığını bilsem o kitaba asla başlamazdım...
bir şeye başlamadan önce düşünebilme kabiliyetim olsaydı
zaten bu ücra mekanın huzuruna sığınmazdım..hoş kimsenin
burada öyle pazarda limon satar gibi huzur sattığı da yok..buradaki
insanların benim huzurlu olup olmamamla uzaktan yakından
ilgisi yoktur...Onlar erken yaşta anlam kazanmış elleri
ve pek fazla kulanmadıkları bir hayatla benden çok daha
derin düşüncelerin içindedirler...Bu düşünceler asla düşlere
dönüşmeden yaşanır gider..Bazen kıznın evliliği,bazen karısının
ölümü,bazen de kaynanasıyla yaptığı yarışın hırçınlığı buranın
insanı için ölüm kalım arasındaki noktadır...Mutlulukla
ya da anlamıyla değil..yaşamakla ilgili kaygıları vardır...
O yüzden buralarda öykücüler burada yoktur...
Denizin tuzlu rüzgarı,ya da dağın varsıllığı yoktur burada,burada
sadece yaşam vardır....Öykücü burada yeşeremez nefes alamaz..almasın
da zaten havasızlık öykü yazarının tek gıdasıdır..geniş
rahat mekanlara beni bir an götürün tek satır yazamam vallahi!
Bir yırtıcı kuş çocuklarımıza saldırırken bizler bu mekanın
aylakları sadeca bakarız..ama ayıp değildir burada insanları
kendi haliyle bırakmak..eğer şahinin saldırısına karşı koyamayacaksa
o erkek çocuğu bizim işimize de yaramaz...
erkek çocuklar şahinleri kovalamak için vardır...Bu insanlar
akşamları evlerine sıcak ışıklarına sığınırlar..nefes kokusu
va yağmurun ıslak pis yapışkanlığı ile evlere gelindiği
an bu ışıkların altındaki yaşamın dışarıdan bakıldığında
anlamı çok büyüktür...ama dağları,ovaları düşleyen öykücüler
bu mekanda da barınamaz....
Mehmet'in öyküsü ise gelip geçici bir sevdadan ibarettir..ama
gelip geçen her şey gibi o kadar yakar ki,güneş vurdu sanırsınız
yaz günü,çöle düştüm,dudaklarım kurudu sanırsınız..geceleri
bitmez tükenmez sanrılar görürsünüz Mehmet'in kısa an içindeki
sevdasında ...O bu zamanda değil ...dünyanın ,aklın zamanında
yaşar kimsenin aklından bir deli mehmet olmak geçmez.Ama
herkesin yüreğinde Mehmet olmak isteği yanar...öyle ya bu
zamanda sevdası için uçuruma atlayan kaç yürek vardır,bu
zamanda ?Mehmet'in öyküsü sıradandır,cılızdır..ölüm dört
saniye sonra unutturur Mehmed'i......
UMUTSUZLUK ÇAĞI...........
velakin yürek unutmaz,sevdanın kendisi unutmaz,sevdalınılan
unutur......
Uçurum vardır,şahinler vardır,Mehmet bütün şahinlerin dostudur......Dostluklar
yoktur...
Ara sıra Öykücüler toprağa ekin serpmeye gelir....Mehmet
için gelir..........Bakar ki deniz çöle dönmüş,dağ ufalmış,herkes
evindeki ışıklara koşar...
O zaman öykücüler buradan gider......
öykücüler artık yok
öyküler de......
Hale Torun