İşte...
hayatları sıradan olan insanlar önemlidir...farklı yaşayan
herkesin bir öç alma duygusu vardır hayattan kendinden...
kimseden öc almadan yaşamak herkesin harcı değildir....
sıradan insanlar öc almayı beceremez Keşke öfkenin sıcaklığını
duyabilen insanın sadece elleri değil de yüreği olabilse...ne
zaman karşı tarafa geçtiysem.kadıköy sahilinden modaya kadar
yürür,yavaş yavaş kalabalıklaşan etrafın uğultusuna kendimi
kaptırırım... önünden geçtiğim lisenin uğultusu hiç bitmez..nedir
bu çocukların derdi?karınca kovanı gibi uğuldayan bu kalabalıktan
çıkan nefesler etrafa ses yaymaktadır...evet evet nefesler
ses çıkarır..siz duymadınız mı?sokaklarda yürürken insanlar
nefes alıp vermeleri ile belirtirler kişiliklerini .....
ve her gün her dakika değişir bu sesler...işten çıkan adamın
uzun nefes alışı yarına kadar yetecek nefesi aldığına şükreder
gibi çıkar..otobüse yetişmeye çalışan kadının nefesi, saatlerce
soğukta beklememek için çırpınışın sesidir.kaba saba adamlar
şehveti anlatırlar nefes alışverişleriyle,bir de yalnızlıklarını...
işte bu nefesi tanıyorum yardım istiyor,kesik kesik ve çaresiz...fısıltıyla
yardım ister gibi..okulun arka sokağında yaklaşık on beş
tane genç delikanlı daha on onbeş yaşlarında bir çocuğu
ortaya almışlar sorguya çekiyorlardı...ortadaki lider olduğu
arkaya doğru taranmış saçları ve yüzüğünden anlaşılan iri
yarı esmer delikanlı ''önünü ilikle lan'' diyordu.''.benimle
konuşurken önünü ilikleyeceksin.''..
çocuğa yerleştirdiği tokadın sesiyle irkileceğini düşündüğüm
arkadaşları tepki göstermeden bakıyorlardı...boğa güreşindeki
matodorla boğanın dövüşünü seyredenlerden farkları yoktu....çocuk
ses çıkarmadan kafasını yere eğdi....
onurlu olma şansı yoktu o anda..güçlü insanlar'' onuruma
düşkünüm ''diye hava atabilir...ama aciz,küçük,zayıf,sakat,ya
da kadınsanız onurlu olamadınız diye size kimse sorgu sual
eylemez..bu türlerin onurlu olmaya hakkı yoktur......yok
onların da onurunu kanun korur diyorsanız.......
demeye devam edin derim..... neyse,çocuğun soğuktan morarmış
elleri ceketini zor ilikliyordu...kafamı önüme eğdim geçip
gideyim diye...olmadı.ama onlara bulaşırsam benim de başıma
gelecekler ömrü azalmış bir kelebeğin kanatlarını mum alevine
tutmasından farksız olacaktı....
ben de onursuz yaşamaya mahkumlar sınıfına dahidim..ufaktım,acizdim
ve kadındım... dolayısı ile bu toplumun en alt kesimini
temsil ettiğim için hem korkak hem de vurdumduymaz olmalıydım...ama
kelebekliğim tuttu..aslıda ben kendime kelebek diyemiyorum
çünkü yetmiş kiloluk kelebek olmaz ama _mecaz işte... çocukların
yanına yaklaştım ve ''yapmayın'' dedim...
''size yakışmıyor...o daha küçük,siz kalabalıksınız..''..lider
bana baktı....biraz şaşırdı...buralarda pek bizlerden
kalmamış anlaşılan...''teyze ''dedi.''sen bilmezssin bunu''kızlara
sataşır,sigara içer,okulun düzenini bozar,bunları başı boş
bırakırsak tepemize çıkarlar''şimdi lideri ikna etmeli .Bir
kere daha yirmi yedi yaşındayım ama ona göre teyzeyim...
kabul..ama neden ben içten içe burada bir ''haraç alma''kokusu
seziyorum... buradan yol nereye gidiyor..en tepeye...insanları
uluorta kıstırıp haraç alma ,kabadayılık ve kahramanca topluma
hizmet dürtülerinin yanında benim yaptığım şu iş devede
kulak....
başladım çağın dilinden konuşmaya..''evlat''dedim..''gençtir,hata
yapmıştır,affet..bu seferlik''aslında burada okuyucu benim''sen
de kimsin dürzü?düzeni korumak sana mı kaldı ?suçu varsa
şikayet et cezasını yetkililer versin.yok bahaneyle elin
fukarısından bilek büküp haraç alacaksan al sana'' dememi
bekliyorsa da çok bekler bu toplumda yaşayan benim...nasıl
kurtulunacaksa öyle yaptım.......
çocuk benim sesimden fırsat bulup öyle bir kaçtı ki....ben
nefes aldım....
bu seferlik....,
bu nefes başka kavgaya kadar rahatlama sesidir...
NE YAPARSAM YAPAYIM bu kokuyu duymamanın imkanı yok...dünyanın
yüreğinin attığına inanmasaydım.yüzümü ondan çevirirdim...oysa
ki başka yüzler başka nefeslerin sırrını çözmüş binlerce
insan gibi aslında halk denilen şeyin bizim yarattığımız
bir canavar olduğuna inancım fazlalaşmakta.....
bahanelerin tozları çoğaldı..oysa nefeslari yarılanmış insanlar
bilirler ki bozulan her zincir halkası çözülen yüreğimiz....
işte.........
Alper Torun