|
Beyaz Güller
Baharların renklerini harcadığım gibi
İçimdeki seni de harcar mıyım?
Terkeder miyim rüzgarları,
Yüreğinin kanyon vadilerinde?
Karelerde saklanabilir mi bir ömür?
Ve öylesine bir zamanda karıştırılabilir mi?
Sayfaları hatıraların,
Sanki bin yılda bir açan çiçeklerden kurulu bir bahçedir
Ruhunun derinlerinde vurgun yiyen bir denizcidir
İçtenliği gün gibi aydın mısralar yazan ,elindeki
bir kalemdir
Yağmurlu bir 16 Ekim gününü,
Sevgilinin nasırlı yüreğinde tükettim
Ve dahil gençlik yıllarımı
Sevebildiği için şanslıdır yüreğim,
Kılıçlarla dolu bir dünya üzerinde,
Allaha inanmayan bir sevgili için dua ederken
Göze alırdım Kızıl cennetini,
Sonu ne de olsa sensindir diye,
Sana dair mısralar yazmayacaktım,
Ve sana adanmış yazmalar bağlamayacaktım
Adak ağaçlarına, Aklımı çelen hazan mevsimidir,
Soyunmuş ağaçları sokakların ;
Tıpkı çırılçıplak gerçekler gibidir,
Hırsız gibidir zemheri ayı,
Uul usul çaldığı; renkleridir hayatın,
Meleklerin aksi düşsün
istemem gözbebeğime
Asi bir melek yüzündendir çırpınışım
Kanatlarımın kırılışıdır
Damlayan gözyaşlarıdır ruhumun
Kanatlanamayan düşlerdir acıyla kıvranan
Güneylerde bir yerlerde,
Bilmediğim memleketlerdir,
Güneşin okyanusa dokunduğu şafak vaktidir
Özlemle andığım, Tanımadığın ziyede bir an ölümdür,
Ölüm meleğim sensen,
Biliyorum gelirken beyaz güller getireceksin,
Kandırmak için ruhumu,
Ben geldiğin için şaşırmayacağım,
Günahkar sensindir oysa benden ziyade
Yokluğunla ezilmiş yüreğimdir günahın,
Arzu Altun
Diri Tümceler
|